Târık Suresi
سُوْرَةُ الطَّارِقِ Mekke döneminde inmiştir • 17 ayet
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ وَالسَّمَاءِ وَالطَّارِقِ
vessemâi veṭṭâriḳ
Andolsun o göğe ve Târık'a
وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ
vemâ edrâke me-ṭṭâriḳ
Târık nedir, bildin mi
النَّجْمُ الثَّاقِبُ
ennecmü-ŝŝâḳib
O, karanlığı delen yıldızdır
إِنْ كُلُّ نَفْسٍ لَمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ
in küllü nefsil lemmâ `aleyhâ ḥâfiż
Hiçbir nefis yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın
فَلْيَنْظُرِ الْإِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَ
felyenżuri-l'insânü mimme ḫuliḳ
Onun için insan neden yaratıldığına bir baksın
خُلِقَ مِنْ مَاءٍ دَافِقٍ
ḫuliḳa mim mâin dâfiḳ
Atılan bir sudan yaratıldı
يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَائِبِ
yaḫrucü mim beyni-ṣṣulbi vetterâib
O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar
إِنَّهُ عَلَىٰ رَجْعِهِ لَقَادِرٌ
innehû `alâ rac`ihî leḳâdir
Elbette Allah'ın onu döndürmeye gücü yeter
يَوْمَ تُبْلَى السَّرَائِرُ
yevme tüble-sserâir
O gün bütün sırlar yoklanıp, meydana çıkarılır
فَمَا لَهُ مِنْ قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ
femâ lehû min ḳuvvetiv velâ nâṣir
İnsanın o gün ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı
وَالسَّمَاءِ ذَاتِ الرَّجْعِ
vessemâi ẕâti-rrac
Andolsun o dönüşlü göğe
وَالْأَرْضِ ذَاتِ الصَّدْعِ
vel'arḍi ẕâti-ṣṣad
O yarılıp çatlayan yere
إِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌ
innehû leḳavlün faṣl
Kuşkusuz Kur'ân, ayırıcı bir sözdür
وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِ
vemâ hüve bilhezl
O asla bir şaka değildir
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا
innehüm yekîdûne keydâ
Haberin olsun ki, kâfirler hep hile kuruyorlar
وَأَكِيدُ كَيْدًا
veekîdü keydâ
Ben de hilelerine karşılık veririm
فَمَهِّلِ الْكَافِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًا
femehhili-lkâfirîne emhilhüm ruveydâ
Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı
Meal: Elmalılı Hamdi Yazır • Türkçe okunuş (çeviriyazı): Muhammet Abay • Arapça metin ve kaynaklar: Tanzil